sunum

Beş yıl süren savaşın ardından, Suriye’deki üzücü durumu değerlendiriyoruz. Yüzleşmemiz gereken gerçekler korkunç : 260 000’den fazla insan hayatını kaybetti, 8 milyon insan kendi ülkesinde yerinden edildi, 4 milyon mülteci dünyanın farklı ülkelerine dağıldı. Özetle, her iki Suriyeli’den biri evini terk etmek zorunda kaldı.

Suriye’de yaşanmakta olan trajedi, 1970’lerde Kamboçya’da veya yakın geçmişte Burma’da yaşanmış mülteci krizlerini hatırlatmakta. Bu endişe verici gözlem, şiddetin ortaya çıkmasını yaratan sebepleri sorgulamamızı ve sarsıcı bir şekilde, tarihin adeta bir tekerrürden ibaret olduğunu fark etmemizi sağlıyor.

 

Hükümetlerin çıkarları ve jeopolitik stratejiler, insan hayatını göz ardı etmemizi sağlayabilir mi? Giderek derinleşen bu insani trajediden kendimizi ne kadar ayrıştırabiliriz?

 

Sanat ekspertizi ve yönetimi konusunda kendini kanıtlamış olan Visioncy, kar amacı gütmeyen, uluslar arası bir fotoğraf sergisi olan « Exodus-DejaVu » projesini takdim eder. Exodus-Deja Vu projesi bir ilki gerçekleştirecek ve üç platformda kendini gösterecek:

SERGI – SOHBET – KITAP

 

Bu projede, izleyiciler güçlü fotoğraflarla etkileşim kurabilecek, acıtıcı gerçekle yüz yüze gelecekler. Sergimizdeki fotoğraflar, savaşı ve savaştan kaçan insanları belgelerken, farklı dil konuşan, farklı hayatlar yaşayan ama aynı insan haklarını paylaşan insanları birbirine bağlamayı hedefliyor.

 

Visioncy, altı foto muhabiri ve fotoğrafçının objektiflerine yansıttıkları mültecilerin zaman içindeki tehlikeli yolculuklarını gözler önüne serecek.

Göçmenler konusunda iki jenerasyonu bir araya getirecek olan sergimize, her bir fotoğrafçımız kendi başyapıtlarıyla katılacak.

 

Coşkun Aral (Türkiye), Issa Touma (Suriye), Rolan Neveu (Fransa), Sergey Ponomarev (Rusya), Rahman Roslan(Malezya) ve Nilüfer Demir(Türkiye).

 

Exodus Deja Vu, özellikle Suriye iç savaşının patlak vermesinin ardından tüm dünyanın gözleri önündeki gerçekleri çarpıcı bir şekilde ortaya koymayı, göçmenler ve yerinden edilmiş insanlarla ilgili farkındalık yaratmayı amaçlıyor.

Göçmen krizi artık küresel çapta bir sorun ve öyle olmaya da devam edecek.

Milyonlarca insanın yaşadığı ümitsizlik ve karşı karşıya kaldığı ölüm korkusu, korkunç koşulları